Şirketlerin aralarındaki alacak verecek meselelesiyle ilgili olarak, işin niteliği gereği iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olarak kişiler dava açmadan önce kanun tarafından arabuluculuğa başvuru zorunluluğu getirilmiştir. Şöyle bir örnek vermek gerekirse diyelim ki siz şirket olarak bir başka şirketten cari hesap nedeniyle alacağınız mevcut bu durumda bu cari alacağa dair icra takibi yaptınız ve size borçlu olan şirkette bu borcu kabul etmeyerek icra dairesine bir itirazda bulundu. Bu tarz durumlarda size borçlu olan şirkete bu itirazın iptalini talep eder şekilde dava açabilmeniz için öncelikle icra dosya numarası bilgilerinizi bildirerek arabuluculuk müessesine başvuru yapmanız gerekecektir.
Genelde bu tarz durumlarda şirketler cari hesaplarında halen devam etmekte birlikte çalışmakta ise belirli bir ödeme dönemi kararlaştırarak beraber ticari ilişkilerine devam etme yöntemini seçerek arabuluculuk sürecinde anlaşmaktadırlar. Öteki taraftan bazen şirketler olayları şahsileştirerek arabuluculuk sürecinde de anlaşmayarak davanın açılması durumunu yaratmaktadır. Eğer ticari işleriniz karşı taraftaki şirket ile devam ediyorsa arabuluculuk sürecinde anlaşmanın fayda sağlayacağı açıktır.
Hangi ticari uyuşmazlıklara karşı arabuluculuğa başvuru zorunludur?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi uyarınca olan işler arabulucuğa tabidir. İlgili 4. madde ise şöyle demektedir:
Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Demekle bu hususların dava şartı arabulucuğa tabi olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.