
Kiracı tahliye davası, mal sahibinin belirli şartlar altında kiracıyı yasal yollarla evden veya işyerinden çıkarmak için başvurduğu bir dava türüdür. Tahliye sebepleri arasında kira bedelinin ödenmemesi, ihtiyaç nedeniyle tahliye, sözleşme süresinin sona ermesi veya tahliye taahhüdü verilmiş olması yer alır.
Kiracı, kira borcunu zamanında ödemezse, ev sahibi noter kanalıyla veya yazılı bir ihtarname ile borcun 30 gün içinde ödenmesini talep edebilir. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa icra takibiyle tahliye süreci başlatılabilir. Ayrıca, kiraya verenin kendisi ya da bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konuta ihtiyaç duyması da geçerli bir tahliye sebebidir.
Kiracı tahliye davası süresi, sebebin niteliğine göre değişiklik gösterebilir. Bu süreçte doğru adımları atmak ve hukuki süreci hatasız yönetmek için gayrimenkul hukuku alanında uzman bir avukattan destek almak oldukça önemlidir.
Haklarınızı korumak, tahliye işlemlerini doğru şekilde başlatmak ve sonuçlandırmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
KİRA HUKUKU KİRACI HUKUKU TAHLİYE SEBEPLERİ:
Türk Borçlar Kanunu’nda tahliye hususunun bildirim ve dava yoluyla sonlandırılmasına ilişkin olarak düzenlemeler mevcut olup bu sebeplerde kanunumuzda açık ve sınırlayıcı şekilde açıklanmıştır. Şimdi bu tahliye nedenlerini sıralayacak olursak;
*Bildirim yoluyla sona erme
-10 yıllık uzama süresine istinaden sözleşmeyi feshetme
*Dava yoluyla sona erme
-Gereksinim, yeniden inşa ve imar
-Yeni maliğin gereksinimi
-Kiracıdan kaynaklanan sebepler ile (Tahliye taahhüdü, kira bedelinin ödenmesinde haklı ihtar, kiracının aynı ilçede oturmaya elverişli evinin olması)
-10 YILI AŞKIN KİRA SÖZLEŞMELERİNDE TAHLİYE:
Türk Borçlar Kanunun 347. maddesinde;
‘Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.
Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir.
Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya veren veya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir.’ düzenlemesi ile; belirli ve belirsiz süreli kira sözleşmesine göre durumu özel olarak düzenlemiştir.
Belirli süreli kira sözleşmesi uygulamada pek kullanılmamaktadır. Belirsiz süreli kira sözleşmesi ise kira sözleşmesini bir yıllık yapmanız durumunda kiracı tarafından feshedilmediği durumda aynı şartlarla bir sene daha uzadığı durumda ortaya çıkan kira sözleşmesidir. Dikkat edilecek olursa kanun metninde açıkça belirsiz kira sözleşmelerinde kiraya verenin yani mal sahibinin kira yılı doluyor diyerek kiracı ile imzalamış olduğu kira sözleşmesini sona erdiremeyeceğini yazmıştır.
Ancak kiracı isterse kira sözleşmesinin bitiminden belirli bir süre öncesinde mal sahibine bildirimde bulunarak kira sözleşmesini sona erdirebilmektedir. Burada kiracının süreye uygun olarak bildirim yapması çok önemlidir. Zira zamanında bildirim yapmaması durumunda kira sözleşmesi yenilenmiş sayılacak ve kira ödemeye devam etmek zorunluluğu olacaktır.
10 senesi dolmuş kiracı nasıl tahliye edilir ?
Kiracı 10 yıldır kiracı ise kiraya veren / mal sahibi tahliye için ne yapmalıdır ?
Kanunumuz 10 yılını doldurmuş olan kiracının tahliyesi için sebep göstermeksizin kira sözleşmesinin sona erdirilmesinde mal sahiplerine özel bir düzenleme yapmıştır. Bu hususta kiraya veren / mal sahibi hiçbir sebep gösterme zorunluluğu olmadan kira sözleşmesini sona erdirmektedir. Bu durumda mal sahibi / kiraya veren kişi 10 uzama yılını doldurmuş olan kiracısına kira sözleşmesinin bitiminden en az 3 ay önce yazılı olarak tahliye istediğini ihtar ile tebliğ etmesi gerekmektedir. Ayrıca kira sözleşmesinin bitiminden itibaren de hemen davasını açmak için arabuluculuk kurumuna başvurması gerekmektedir.
Kiracının on yıllık süresi nasıl hesaplanır?
İlk kira yılı bu 10 yıllık süreden sayılmamakla beraber sonrasında geçen on yıl dolduktan sonra ihtar göndermeniz ve bitimi tarihi itibariyle dava açmanız gereklidir. Uygulamada ihtarın doğru zamanda çekilmemesi, doğru sürede başvurunun yapılmamış olması, arabulucluk sürecinden sonra doğru sürede dava açılmaması nedeniyle birçok dava reddedilmektedir. Bu nedenle bu hususla ilgili sürecinden başından beri işi bilen avukatlarla ilerlemek önemlidir. Çünkü ihtarnamede eksik ifade edeceğiniz bir husus bile davanızın reddi ile sonuçlanabilmektedir.
Kiracıma ne zaman ihtar göndermeliyim?
10 yıllık uzama yılının bitiminden en az üç ay öncesinde noter kanalıyla ihtarname göndermek tebliğin gerçekleştiğinin kanıtlanması için önemlidir. Bu ihtarın yazılı olması gerekmektedir. Bunu iadeli taahhütlü mektupla da yapabilirsiniz ancak noterden göndermek daha garanti olacaktır.
Kiracıma ihtar gönderdikten sonra ne yapmalıyım ?
Kiracınıza ihtar gönderdikten sonra kira sözleşmesinin sona erme süresini beklemeli ve akabinde arabuluculuğa başvurmalısınız.
Kiracımla arabuluculuk sürecinde tahliye hususunda anlaşabilir miyim?
Evet, anlaşabilirsiniz.
Kiracıma ne zaman dava açabilirim?
On yıllık süre dolduktan ve siz yazılı ihtarınızı yaptıktan sonraki yıl kira sözleşmesinin bitiminden itibaren belli bir süre içerisinde bu sebebe dayalı olarak tahliye istediğinize ilişkin arabuluculuk kurumuna başvurmanız gereklidir. Arabuluculukta da anlaşma sağlayamazsanız anlaşamama tutanağının düzenlenmesinden itibaren hemen dava açmanız gerekmektedir. Buradaki dava açma süresi kritik olup hesaplanması önemlidir. Aksi halde süresinde açmadığınız dava olduğu için reddolur ve yaptığınız tüm masraflarla size kalır.
DAVA YOLUYLA KİRACIYI TAHLİYE SEBEPLERİ:
-İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE DAVASI:
Ev sahibi, kendisi, eşi, çocukları, anne-babası ya da bakmakla yükümlü olduğu birinin konut veya işyeri ihtiyacı varsa, mevcut kiracının tahliyesi için dava açabilir. Ancak bu ihtiyacın “gerçek”, “samimi” ve “zorunlu” olması gerekir. Yani keyfi bir gerekçeyle tahliye istenemez; mahkemeler bu konuda oldukça hassastır.
Kızım kirada oturuyor, kiracımı evden çıkarabilir miyim ?
Annem kirada oturuyor, kiracıyı evden tahliye edebilir miyim ?
Kirada oturuyorum , kiracıyı çıkarabilir miyim ?
Kendim iş açacağım, kiracıyı çıkarabilir miyim ?
Belirli ve Belirsiz Süreli Sözleşmelerde Tahliye Süreci
Tahliye davası açılabilir olması için sözleşmenin türü de önemlidir:
- Belirli süreli kira sözleşmesinde, sözleşme sona erdikten sonra en geç bir ay içinde ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılması gerekir. Aksi halde bu hak düşer.
- Belirsiz süreli kira sözleşmesinde ise, tahliye davası için önce yasal bildirim süreleri gözetilmeli ve ardından dava açılmalıdır.
Her iki durumda da ihtiyaç gerekçesi somut delillerle ortaya konmalıdır.
Burada Mahkemelerin dikkate aldığı şey, ihtiyaç sahibinin gerçekten de bu ihtiyacının samimi olması durumudur. İhtiyacınız Mahkeme tarafından samimi bulunmaz ise davanız reddolur. Ama burada da daha önce bahsettiğimiz gibi arabuluculuk bürosuna başvurusu zorunlu olup, dava şartıdır.
Bir gereksinim var olması durumunda kira sözleşmeniz 1 yıllık süreli bir kira sözleşmesi ise kira sözleşmesinin bitiminden en az 3 ay önce yazılı olarak kiracınıza durumu bildirmeli ve kira sözleşmeniz süresel olarak sona erdiğinde arabuluculuk bürosuna başvuru yapmanız gereklidir. Burada dava açmak için kanun 1 aylık yasal süreden bahsederek, bu süreyi kaçırmanız halinde davanızın reddedileceğine dikkat çekmektedir. Kanunun koyduğu bu süre kesin bir süre olup genişletilemez.
Aynı şekilde kiraya verdiğiniz yeri işyeri olarak kullanmak, yani yeni iş açma hareketleri göstererek ihtiyacınız olduğunu kanıtlamanız durumunda da veya mevcut kirada bulunduğunuz işyerinizle benzer nitelikte kirada işyeriniz olması durumunda kira ödemekten kurtarmak için yine gereksinim nedeniyle tahliye davası açmak için arabuluculuğa başvurabilirsiniz. Uygulamada bu konuyla ilgili olarak oldukça farklı nedenlere dayalı olarak bu davanın açıldığı görülmektedir. Misal yılın 6 ayı kirada taşınmazınızın bulunduğu yerde konaklama yapmak durumunda kalmanız durumunda mahkemeler mal sahibinin ihtiyacının samimi ve yerinde olduğuna kanaat getirerek kiracının evden tahliyesine karar verebilmektedirler.
Yine evlenmek üzere olduğunuzu bu nedenle kiradaki eve ihtiyacınız olduğunu da belirterek gereksinim nedeniyle tahliye için dava açabilirsiniz. O nedenle kendi durumunuza ilişkin olarak tahliye edebilmek için mutlaka bir avukattan danışmanlık almakta fayda vardır. Çünkü her durumun kendi içinde öznel olarak değerlendirilmesi durumu mahkemelerde söz konusu olmaktadır.
– YENİDEN İNŞA VE İMAR;
Kiralanan yerin yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise,
…belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya
ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere
uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.’ şeklinde düzenlenmek suretiyle kira sözleşmesini yeniden inşa, imar nedenine dayanarak kiracıyı tahliye edebileceğinize ilişkin olarak mal sahibine hak tanımıştır.
Burada önemli olan şey, kirada olan taşınmazın gerçekten yeniden inşaa edilmesini veya imar uygulaması yapılmasını gerektirir bir durumun varlığının söz konusu olmasıdır. Uygulamada bu durumla ilgili Belediyeden gelen bazı yazılar öne sürülerek tahliye edilmek için dava prosedürü uygulanmaktadır. Öteki taraftan yeniden inşaa/ imar gerçekleştikten sonra tekrar aynı kiracınıza burayı kiralayıp kiralamak istemediğinizi de sormanız gerekir. Zira tahliye eden kiracının, bu durum tahliyesine sebep olduğundan öncelikli kiralama hakkı durumu söz konusudur.
TAŞINMAZI YENİ SATIN ALAN YENİ MALİĞİN GEREKSİNİMİ NEDENİYLE TAHLİYE:
Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesinde;
‘Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir.
Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.’ denilmek suretiyle taşınmazı yeni alan maliğe sadece gereksinim nedenine dayalı olarak kiracıyı tahliye etme imkanı tanımıştır.
Bu maddede dikkatlice bakılırsa yine TBK 350. madde gibi, kendisi alt soyu üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olunan kardeşler gibi kişiler için ev ya da işyeri ihtiyacının olması durumunda taşınmazın satın alıma tarihinden itibaren 1 ay içerisinde kiracıya durumun yazılı bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kanun burada bu ihtarın kiracıya 1 ay içerisinde tebliğ edilmiş olması şartını da aramaktadır. Nitekim ihtar gerçekleştirildikten sonra 6 ay sonra açacağı dava ile kira sözleşmesini sona erdirebileceğinden bahsetmiştir. Burada da yine 6 ay sonra arabuluculuk kurumuna başvurunuz durumu söz konusu olacaktır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa o zaman buna dayalı olarak dava açılabilecektir.
TBK 351/2’de ise taşınmazı satın alan kişiye ikinci bir tahliye için dava açma süresi öngörülmüş olup, bu süre mevcut devam eden kira sözleşmesinin bitimi tarihinden itibaren başlamaktadır. Bu sürede bir ay olarak kanunda özel olarak düzenlenmiştir.
KİRACIDAN KAYNAKLANAN SEBEPLERLE TAHLİYE:
Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle tahliye Türk Borçlar Kanunu’nun 352.maddesinde;
‘Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı,kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.
Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir.
Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir.’ şeklinde düzenlenmiş olup, kiracı tarafından mal sahibine tahliye taahhütnamesi verilmesi, kira bedellerinin süresinde yatırılmaması ve bu durumun bir kira döneminde iki kez gerçekleşmesi, kiracının kiralanan taşınmazın aynı yerde kirada oturmaya elverişli taşınmazının olması durumda belirli şartlarında sağlanmasıyla mal sahibine yine kiracını tahliye etme imkanı tanımaktadır.
Uygulamada kiracı tarafından verilen tahliye taahhütleri icra takibine konu edilmekle beraber , ayrıca doğrudan arabuluculuk sürecine götürülerek de akabinde dava açılması durumu söz konusu olabilmektedir. Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için belirli şartların sağlanması gerekmektedir. Kira sözleşmesinin yapılmasından en erken 1 ay sonrasında alınmış olması, belirli bir tahliye günü içermesi ve yazılı olması önemlidir. Bu unsurlardan birinin eksikliği durumunda alınan taahhüt geçersiz kabul edilmektedir. Kiralanan yerin birden fazla kişiye kiralanması durumunda tüm kiracıların imzası olmayan tahliye taahhüdü geçersizdir.
Aynı zamanda kiracının düzensiz ödemesi durumunda bu durum ya ihtarname ile kiracıya gereken süre verilerek ödemenin yapılmasının istenmesi ve ödemede temerrüde düştüğünü belirtilmesi ya da doğrudan ödenmemiş kiranın icra takibine konu edilerek belirli süre içerisinde ödenmemesi durumunda tahliye davası açılarak sürece devam edilmesi durumu yaratabilmektedir.
Bir diğer durum ise, kiracının mal sahibinin evini kiraladığı sırada aynı ilçede kiracının oturabileceği evinin kirada olması ve kiralama sırasında bunu mal sahibine belirtmeyerek kiralama gerçekleştirmesi durumunda gerçekleşmektedir. Bu durumda mal sahibi bu durumu sonradan öğrenerek bu sebebe dayalı olarak dava açabilmektedir. Ama bütün şartların sağlanması önemlidir.
Tahliye Taahhütnamesine Dayalı Tahliye
Kiracının imzaladığı tahliye taahhütnamesi, en çok başvurulan yollardan biridir. Bu belge, kiracının belirli bir tarihte evi boşaltacağına dair yazılı beyanıdır. Ancak geçerli sayılabilmesi için:
- Kiracının kendi el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması,
- Kira sözleşmesinden sonra düzenlenmiş olması,
- Dava açma süresi içinde kullanılmak üzere hazırlanmış olması gerekir.
Taahhüt edilen tarihte tahliye gerçekleşmezse, bu belgeye dayanarak dava açılabilir.
Tahliye Taahhüdünde hangi şartlar olmalıdır?
-Yazılı olmalı
-Kiralanan yerin tesliminden sonra kiracı tarafından imzalanmalı
-Kiralanan yerin tahliye tarihi belirli olmalıdır.
Uygulamada mal sahipleri kira sözleşmesinin imzalanması anında, boş olarak tahliye taahhüdü almakla beraber, taahhütlerde doğrudan noterde yapılabilmekle beraber, noterde de onaylatılabilmektedir. Boş taahhüt imzalanması durumunda Yargıtay bu durumu beyaza imza olarak nitelendirerek bu şekilde imza atan kişilerin imzalarının sonuçlarına katlanması gerektiğini belirtmiştir.
Tahliye taahhüdü kiracıların hepsi tarafından imzalanmalıdır. Aksi halde bir kişiden almış olduğunuz tahliye taahhüdü geçersiz olacaktır. Taahhüt yazılı olmalıdır sözlü olan taahhüt geçersizdir. Tahliye taahhütleri kişilerin kendi avukatları tarafından da verilebilmektedir.
TAHLİYE TAAHHÜDÜ YERİNE GETİRİLMEZSE NE OLUR?
Burada kiralayana ya icra takibi yapma ya da doğrudan dava açma yolu kanunda seçimlik olarak verilmiştir. Ancak icra taahhüdüne dayalı olarak icra müdürlüğünde icra takibi yapmanızın akabininde itiraz olması durumunda eğer elinizdeki belge kanunun aradığı belirli hususlara sahipse bu durumda İcra Hukuk Mahkemesi’nde dava açarak tahliyeyi sağlayabilirsiniz. Bu durumda arabulucuğa başvuru zorunlu olmayıp doğrudan dava açılabilmektedir.
Eğer elinizde A4 kağıdına alınmış bir tahliye taahhüdü var ise ve icra takibine bu tahliye taahhüdünü konu ettiğinizde kiracınız buna itiraz ederse adi yazılı bir tahliye taahhüdü olduğundan bu durumda genel mahkemelerde bir dava açma durumunuz söz konusudur. Yani noterde alınmış bir tahliye taahhüdü ile adi yazılı olarak alınmış bir tahliye taahhüdü arasında oldukça fark oluşmaktadır.
TAHLİYE TAAHHÜDÜNE NASIL İTİRAZ EDEBİLİRİM?
Eğer tahliye taahhüdünün tarafınızdan kira sözleşmesi yapılması esnasında boşa imza olarak alındığını iddia ediyorsanız buna dair yazılı delil ile bu durumu kanıtlamak zorunda olan kiracıdır. Bu duruma ilişkin olarak tanık delili kabul edilmemektedir. Zira yazılı bir evrağın aksi yazılı bir evrakla ispat edilebilmektedir. Kiracı imzasına tahliye tarihine de itiraz edebilmektedir.
Eğer taahhüdün altındaki imza tarafınıza ait değil ise, imzanıza itiraz ederek taahhüdün geçersizliği için dava ikame edebilirsiniz.
Tahliye taahhüdünü ne zaman icra koyabilirim?
Tahliye taahhüdü hakkında ne zaman dava açabilirim?
Tarafınıza tahliye tarihi olarak verilen tarihten itibaren 1 ay içerisinde yasal yöntemlerden hangisini tercih ettiyseniz hukuki prosedürü başlatmanız gerekir. Aksi halde bu davayı süresinde açmadığından davayı kaybedersiniz. Tarih gelmeden önce dava açmaya kalkarsanız süre yönünden davanızın reddolacağını da söylemekte fayda var. 1 AYLIK SÜRE HAK DÜŞÜRÜCÜ OLUP, DAVAYI BU SÜREDE AÇMAZ İSENİZ TAHLİYE HAKKINIZI KAYBEDERSİNİZ.
Eski ev sahibinin kiracıdan almış olduğu tahliye taahhüdünü yeni mal sahibi kullanarak tahliye gerçekleştirebilir mi?
Eğer eski ev sahibi ile yeni ev sahibi arasında dava hakkı devir edilmişse yeni mal sahibi eski mal sahibine verilmiş olan tahliye taahhüdünü kullanarak kiracıyı tahliye edebilir.
Eski ev sahibinin açmış olduğu mevcut tahliye davasına yeni ev sahibi olan kişi devam ederek kiracıyı tahliye edebilir mi?
Yeni ev sahibi olan yeni malik eski ev sahibinden dava hakkını devraldığına dair bir belge düzenlerse kendi de bu davaya yeni ev sahibi olarak devam ederek kiracının tahliyesini sağlayabilir.
İKİ HAKLI İHTAR NEDENİYLE TAHLİYE DAVASI:
Kiracının ödemede gecikmesi durumunda kiralayanın yazılı ihtar yoluyla kiracıya ihtarname keşide etmesi, mektup göndermesi ya da icra takibi başlatması durumunda ihtar şartı gerçekleşmiş olmaktadır.
Burada dikkat edilmesi gereken eğer bir taşınmazın birden fazla maliki varsa bu kişilerin hepsinin birlikte hareket ederek ihtarın hep birlikte gönderilmesi gerekir. Bir malik bile eksik olsa bu nedene dayalı olarak açacağınız davanız reddolur. İhtarnamedeki eksiklik yargılama sırasında giderilemezdir.
İhtarnamenin içeriğinde mutlaka ödemede gecikilen kira bedelinin tutarı ile hangi aya ilişkin olarak istendiğinin açık bir şekilde belirtilmesi gereklidir. Bir kira yılı içerisinde aynı aya ilişkin iki adet ihtarname iki haklı ihtar sayılmaz. İhtardan sonra kira bedelinin ödenmesi haklı ihtar vasfını ortadan kaldırmamaktadır.
İki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası ne zaman açılır?
Kira dönemimin bitiminden itibaren 1 ay içerisinde bu davanın açılması gerekmektedir.
Aidat parasının ödenmemesi tahliye nedeni mi ?
Aidat kiranin yan giderlerinden olup; evet kiracının sözleşmesinde eğer aidat bedelinin kiracı tarafından ödeneceği kararlaştırılmış ve mal sahibi bu aidat bedelini ödemek durumunda kalmışsa bu ödediği bedelin kendisi tarafından ödenmesi nedeniyle doğrudan icra takibi yapabilmekle beraber, ihtarname ile bu bedelin kendisi tarafından ödendiği ve bu nedenle temerrüdün gerçekleştiğini beyan ederek haklı ihtar yapmış olur. Buradaki en önemli unsur mal sahibinin bu aidat bedelini ödemiş olması durumudur. Eğer ödememişse temerrüt durumu gerçekleşmediğinden buna dayalı olarak tahliye talep edememektedir. Birden fazla kiracı var ise bu ihtarnamenin tüm kiracılara yapılması gerekmektedir.
KİRACININ VEYA BİRLİKTE YAŞADIĞI EŞİNİN AYNI İLÇE VEYA BELDE SINIRLARI İÇİNDE TAŞINMAZININ BULUNMASI NEDENİYLE SONA ERDİRME:
-Aynı ilçe veya belde belediye sınırları içerisinde konutun bulunması
-Mal sahibinin böyle bir konutun olduğunu bilmemesi
-Süresi içerisinde dava açılması
-Bu hususla ilgili olarak kiracıya bildirim yapılmış olması
-Kiracının statüsü ve aile ihtiyaçlarına göre bu evin kiracı tarafından kullanılabilir nitelikte olması tüm bu şartların birlikte sağlandığı durumlarda tahliye davası açılabilmektedir.