Aile içi Miras Davası

Aile içi miras davası, genellikle miras bırakan kişinin vefat etmesinin sonrasında, mirasçıların miras paylaşımında anlaşmazlıklar yaşaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Türk Medeni Kanunu’na göre, miras hukukunda mirasçıların belirli pay oranları ve sıraları olmaktadır. Ancak, aile bireyleri arasında yaşanan miras durumuna ilişkin olan anlaşmazlıkların yaşanması durumunda, taraflar arasındaki duygusal ilişkilerin zedelenmesine ve h taraflar arasında hukuki durumların yaşanmasına sebebiyet vermektedir.

Aile içinde yaşanan miras davalarında en çok yaşanan konular; saklı paya tecavüz davası, mirastan mal kaçırma davaları, vasiyetnamenin iptali ve mirasın reddi davaları olarak sıralayabiliriz. Özellikle miras davalarında, taşınmazların devri konusunda yapılan hileli işlemler, kardeşler arasında ciddi tartışmalara sebep olmaktadır.

Bu tür davalarda, taraflar arasında duygusal bir süreçlerin etkisiyle oldukça fazla yıpranmalar olmaktadır. Çünkü miras kavgası sadece malların bölüşümü olmamakta, yıllar süren aile bağlarının da sınanması olmaktadır. Mirasçılar arasında bu tarz davaların açılması durumunda kişiler arasındaki güven sarsılmakta, iletişim kopma noktasına gelmekte ve kırgınlıklar oluşmaktadır.

Aile içi miras davalarının yaşanmaması için, miras bırakan kişinin sağlığında mal varlığı hakkında açık ve adil bir planlamanın gerçekleştirilmiş olması önemlidir. Bu süreç miras bırakan tarafından vasiyetname düzenlenerek, miras sözleşmeleri yapılarak ya da noter onaylı belgelerle sağlanabilir. Ancak düzenlenen bu belgelerin olması gereken şekil şartlarına haiz olması gerekmekte olup, aksi bir durumda geçersizliği diğer mirasçılar tarafından ileri sürülme süreci yaşandığından bundan dolayı bir avukat ile bu düzenlemeyi yapmakta fayda bulunmaktadır.