Mirastan çıkarma veya mirasçılıktan çıkarma kurumu toplumumuzda seni evlatlıktan reddediyorum söyleminin bir uzantısı olarak aslında mirasımdan faydalanamayacaksın fikriyle ortaya konmuştur.
Ancak kişinin kendi evladını evlatlıktan reddedemeyeceği gibi, mirasçılıktan çıkartma davasının mahiyeti bir kişinin yasal mirasçısını, belli başlı nedenlere dayanarak o kişiyi mirasından faydalanamaz hale getirmesine yöneliktir.
Türk Medeni Kanunu’na göre, her miras bırakan kişi, bazı durumlarda mirasçısını vasiyetname ile miras dışında bırakabilme hakkına sahiptir. Ancak bu işlemi yaparken kanunda belirtilen haklı gerekçelerden birine sahip olmalıdır.
Hukukumuzda mirasçılıktan çıkarma iki şekilde olabilmektedir: biri “yoksunluk” sebebiyle otomatik olarak, diğeri ise “çıkarma” yoluyla vasiyetname ile. Yoksunluk hali ile kastedilen mirasçının miras bırakanı öldürmeye teşebbüs etmesi, mirasbırakana karşı ağır bir suç işlemesi ya da mirasçılığa aykırı bazı davranışlarda bulunması gibi durumlardır. Bu durumda bu davranışları sergileyen bir kişi zaten mirasbırakanın mirasçı olamaz.
Vasiyetname ile mirasçılıktan çıkarma ise toplumumuzda daha yaygın bir durumdur. Miras bırakan, örneğin kendisine sürekli kötü davranan, ilgisiz kalan ya da aile onurunu zedeleyen bir mirasçıyı vasiyet yoluyla miras çıkarabilir. Ancak bu durumda mirastan çıkarma işleminin açıkça belgelenmesi gerekir. Aksi halde mirastan çıkarılan bu mirasçılar mirasbırakanın gerçekleştirmeye çalıştığı bu işleme itiraz edebilmekte ve dava açabilmektedir.
Mirasçılıktan çıkarılan kişi, saklı paya sahibi olan bir mirasçı ise bu hakkı da kaybedebilmektedir. Ancak diğer mirasçılar, mirastan çıkarma işlemini geçersiz saymak için mahkemeye başvurabilir. Bu nedenle vasiyetnamenin hukuka uygun ve net şekilde hazırlanması çok önemlidir. Bu sebepledir ki birçok kişi mirasa ilişkin vasiyetname tanzim ederken bu konuda uzman bir avukattan destek alarak ilerlemektedir.